Earn free bitcoin
MERAKLI KURTCUK - SOSYALPROBLEMLER
avm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
avm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2015 Pazartesi

ZAMANE ÇOCUKLARI BİR BAŞKA






               Gazeteleri okurken zamanımız çocukları hakkında bir istatistik dikkatimi çekti. Bu istatistik çocuklarımızın çocuk oyunları yerine  sosyal medyayı tercih ettiklerini açık şekilde ortaya koyuyor. Yapılan araştırmanın rakamları gerçekten çok çarpıcı:

6-15 yaş aralığındaki çocukların sosyal medya kullanım oranı: %53,5
Sosyal medyayı kullanan erkek çocukların oranı: 57,8
Sosyal medyayı kullanan kız çocukların oranı: 48,4

             Bu oranlarda gösteriyor ki çocuklarımız tabletlere,akıllı telefonlara ve bilgisayarların esiri olmaya başlamış.Eskiden bizler sokaklarda koşar,oynar,düşerdik kalkardık.Şimdi çocuklar apartman dairelerine sıkışmış olarak yaşıyorlar.Seyrettikleri çizgi filmlerdeki kahramanlar gibi olmak onlar gibi yaşamak istiyorlar.Çizgi filmlerde bizim zamanımızdaki gibi masum değiller.Savaşan kahramanlar var şimdi.

             Her ne kadar zaman değişti ,sokaklar eskisi gibi güvenli değil desekte onlara popüler kültüre alıştıran bizleriz.Ağır hayat şartlarında biz ebeveynler çocuklarımıza ne kadar zaman ayırabiliyoruz? Belkide ayırıyor gibi yapıyoruz.Hafta sonu gelince tutuyoruz ellerinden herhangi bir Avm'nin çocuk bölümüne oyuncaklarla vakit geçirmesini sağlıyoruz.Zaten kapalı ev ortamında olan çocuklarımız haftasonuda Avm'lerin kapalı ortamında eğlenmeye çalışıyor.Çocuklarımızı açık alanlara götürelim düşmeyi kalkmayı, öğrensinler,Yaz geliyor etrafınıza bir akın kaç tane çocuğun dizinde dirseklerinde yaralar var? Bizim zamanımızda sokaktaki çocukların hepsinde bu yaralar vardı.Çocuklarınıza doğayı anlatın onlara kuşların böceklerin isimlerini öğretin. Çocuklarınızın duvarlarını yıkın hayatı tabletler, pc oyunları olmasın,Kitap olsun sevgi olsun hayatı.Şimdiki çocuklar sanki bir yetişkin gibi konuşuyorlar.Aile içi iletişimleri bizim zamanımıza göre daha az , arkadaşlıkları sanal ve mekanik hale geldi.Gerçek arkadaşlığın tadını okula başlayınca alıyorlar.Paylaşma duygularıda sonradan gelişiyor şimdiki çocukların ama çocuklar salçalı ekmeğini değil oyun sürümlerini ,oyun hilelerini paylaşıyorlar.Çocuklarımızın mekanikleşmesine izin vermeyelim.

           Anneler-babalar tüm hayat şartlarına rağmen çocuklarınızı sanal dünyadan çıkarın onları reel hayatla tanıştırın onlar sizlerin geleceğidir.









4 Mayıs 2015 Pazartesi

BİR ÜLKE VARDI ?



                       







               Bir ülke vardı dostlar hatırlarmısınız bilmem.  1919-1923 yılları arasında tüm dünya önünde ayağa kalktığı bir ülke...... Adeta küllerinden doğan bir ülke..Ayağa kalkan ben daha ölmedim diyen nice toplumu şaşkınlık içinde bırakan ülke..O ülkenin insanları açlıkta da toklukda  berarberdi.

Peki ne oldu o ülkeye?

         O ülkede bir kimse dara düştüğünde tüm dostları,akrabaları ve tüm mahalle koşardı derdine ; şimdiki gibi aynı apartmanda oturup da birbirini tanımamazlık yoktu. Düğünlerde sevinç , cenazelerde keder beraberdi. Küçüğün büyüğe saygısından bacak bacak üstüne bile atamadığı , şimdiki, gibi büyüğün neredeyse hiçe sayıldığı bir ortam  yoktu. Babayla bir oturulan akşam yemekleri aile büyükleri yemeğe başlamadan yemeğe başlamak yoktu. Televizyon tek kanaldı ne varsa o izlenirdi. ancak toplumun ahlak değerlerinide koruyan programlar vardı. Magazin  programları,saçma sapan diziler , birbirinin arkasından dedikodu yaparak prim yaptıran yarışma programları da yoktu.Baba ve anne bir kere baktımı anlardı çocuk yokluğu şu an için isteğinin olamayacağını ; şimdiki gibi doyumsuz da değillerdi çocuklar. Bayramdan bayrama alınırdı ayakkabı ve yeni giyisiler onlar alındı mı yastığın altına koyup yatılırdı. Bir numara büyüktü hep ayakkabılar nede olsa seneye de giyilecekti. Şimdiki gibi doyumsuz değillerdi bir lastik topla bir  iple mutlu oluyorlardı.Bayramlar vardı ; büyüklere ziyarete gidilen ..Bayramlar tatil yapmak için fırsat değildi onlar için. Öyle adım başı AVM falan yoktu. Bakkal Necati ,kasap Yusuf ,manav Ahmet vardı. Aynı işi yapan iki esnaf varsa siftah yapmayana gönderilirdi müşteri.Oralardan alış veriş yapılır para yoksa deftere yazılır ay başında ödenirdi.Sözün senet olduğu yıllardı o yıllar.Aşıklar utanırdı ulu orta bibirlerinin elini tutmaya. Onlar avmlerde değil muhallebicide veya pastahanede buluşurlardı.Latte,Americano,mocca içmezlerdi. Yaz aylarıysa limonata veya gazoz kış aylarında ise sa
lep ve çay içilirdi.O zamanlar chesecake'ler ,kreplerde yoktu. Muhallebiler,çikolatalı meyveli pastalar yenirdi. Tiyatroya,sinemalara gidilirdi.İnternet denen şey yoktu ki indirip seyretsin. Yazlık sinemalarda çekirdek,frigo yemek büyük zevkti. O zaman diyet falanda pek azdı çünkü insanlar haraket ediyordu.Alışverişlerini tıklayarak değil yürüyerek görerek yapıyorlardı.Şimdiki gibi bollukta yoktu; ancak huzur vardı.Kapıya kilit vurmadan sadece sandalyesini ters koyarak giderdi esnaf cumaya.. Müslümanı, gayri müslimi aynı mahallede yaşardı.Birbirlerinin kutsal bayramlarını kutlarlar dinsel ayrımcılık yapmazlardı.Türkü, kürdü,lazı ,çerkezi ,alevisi,sünnisi hep birlikte yaşarlardı.Bilirlerdi ki insan olmak adam gibi adam olmak dine ,mezhebe ırka bakmazdı.İnsan olmanın yürek ve gönül işi olduğunun farkındaydı onlar.Temiz siyasette vardı o dönemde elbette herkesin aynı görüşte olamayacağını biliyorlar, birbirlerine hakaret etmiyorlardı; çünkü onlar biliyorlardı Mlletin-Vekili olduklarını .

Ya şimdi.....??????



Related Posts with Thumbnails