Earn free bitcoin
MERAKLI KURTCUK - SOSYALPROBLEMLER

22 Mayıs 2015 Cuma

FOTOGRAFLARLA DÜNYADA ÇEVRE KİRLİLİĞİ.....









ENDONEZYA ,JAVA Dünyanın en kirli denizlerinden


    ABD , WILLAMETTE NATIONAL FOREST (Ulusal Willamette ormanı) %99 oranında ormansızlaştı.


     ABD , KALİFORNİYA -Kern nehri petrol çıkarma bölgesi 1899'dan beri petrol çıkarılıyor.



   MEKSİKA -  Meksika körfezinde petrol plartformu yangını



    BANGLADEŞ- Bangladeşde çöpler adeta yeryüzünü kaplamış..


     ENDONEZYA- Palmiye tarlası yapılmış orman


    GANA - Acca bölgesindeki dünyanın 3 teknoloji çöplüğünden biri


     KUZEY PASİFİK - Ölen Albatrosun karnından çıkanlar kirliliğin boyutlarını gösteriyor.


    RUSYA- Dünyanın en büyük elmas madeni MİR


    NORVEÇ- SVALBARD adası yakınlarındaki buzdağının erime görüntüleri

21 Mayıs 2015 Perşembe

ÇEVRE KİRLİLİĞİ









       

           Maalesef dünyamız gitgide kirleniyor. Toplum olarakta pek çevreye duyarlı bir millet olduğumuz söylenemez. Yaşam alanımız evler dışında cadde ve sokaklarda yere rahatça çöp atabiliyor ; yerlere tükürmekten de rahatsız olmuyoruz.Yeşil alanlarımız ülkemiz iş adamları tarafından rant alanları olarak görülüyor. Zaten az miktarda kalan yeşil alanlar ve orman alanları talan edilip yerine çok katlı apartman daireleri,villalar ve lüks siteler inşa ediliyor.Oysa bunları yaparken , ağaçları keserken doğayı katlettiğimizi oranın ekolojik dengesini, ormanlarda yaşayan canlı hayatını da bir nevi bitiyoruz. Dünya'da bulunan her canlı büyüğünden en küçüğüne kadar bu dünyada bir görev üstleniyor.Canlı dengesinde her hangi bir bozukluk büyük çevre felaketlerine yol açıyor.Bunlara birde çarpık kentleşme,sağlıksız alt yapı,kontrolsüz sanayileşme'de eklenince dünyanın doğal dengesinde bozulmalara neden oluyor.Bu dengesizlik küresel ısınmaya ve büyük doğa olaylarına neden oluyor.

ORMANLAR: Ülkemizde her yıl orman yangınlarında hektarlarca alan yok oluyor.Orman yangınlarında sadece ağaçlar telef olmuyor.Ormanda yaşayan canlı hayatıda yok oluyor.Bir ormanın kendine tekrar gelmesi için 100 yıl gerekiyor. Yeşillik alanların ve ormanların sıkı kontrol altına alınması ve rant kapısı olmaktan çıkarılması gerekir.





DENİZLER: Denizlerimizde çevre kirliliğinden nasibini alıyor. Şehirlerin arıtılmadan denize bırakılan kanalizasyon suları , denizlerde petrol tankerlerinin atıkları,sanayi atıkların denizlere atılması nedeniyle denizler kirleniyor. Önlem alarak sanayi bölgelerinde arıtma tesisleri, şehir kanalizasyon siteminin arıtılması , denize çıkan büyük tankerlerin sıkı kontrol altına alınmasıyla deniz kirliliğinin önüne geçilebilinir.


HAVA: Hava kirliliğide şehirlerin büyük problemleri arasında yer alıyor. Sanayi bölgelerinde fabrikaların filtresiz bacalarından çıkan gazlar soluduğumuz havayı ciddi şekilde kirletiyor. Özellikle şehirlerde hava kirliliği yaşayan sakinlerin sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Hava kirliliğinin önüne geçmek için yerel yönetim standart dışı katı yakıt yakımını şehre sokulmasını engellemelidir.Sanayi bölgelerindeki fabrikalar sıkı sıkıya denetlenmeli standartlara uymayan fabrikalara ciddi cezalar uygulanmalıdır.

              Çevremizi korumaya önce sokaklarımızda,şehirlerimizden başlamalı.Biz bireyler doğa'ya karşı bilinçlenirsek zamanla tüm topluma yayılmasını sağlayabiliriz .Bu bilinç okul öncesinde ailede başlamadı okullarımızda devam etmelidir. Bu bilinçle yetişen bireyler çevreye daha duyarlı olacaktır.Tabi bunun bir ülke politikası haline gelmesi de oldukça önem arz etmektedir. Çevreye duyarlı politikalar üreten bir devlet anlayışı ülkelerin doğal yaşamının güçlenmesine katkıda bulunur. Doğal yaşamı destekleyen ihlali durumunda sert müeyyideler uygulanmalı bu ihlali yapanların kim olduklarına bakılmaksızın gereken ceza katı şekilde uygulanmalıdır.





19 Mayıs 2015 Salı

YENİ YEMEK ALIŞKANLIĞIMIZ FAST FOOD ...








            Yaşam tarzımızın değiştiği gibi yemek alışkanlıklarımız da zamanla değişiyor.Günümüzde teknolojilerin ilerlemesi kadınların iş hayatında daha çok bulunması ,yoğun çalışma temposu,seyahatler vb.. gibi nedenlerle beslenmeye daha az vakit harcıyoruz. Eski yemek alışkanlıklarımızdan çıkıp fast food tarzı atıştırmalara yönelmeye başladık.

 Fast food tarzı yiyecekler ne kadar sağlıklı ?

             Fast food tarzı yiyecekler özellikle gençler tarafından daha çok tercih ediliyor.Bu tercih aslında dengesiz beslenmelere yol açıyor.Zamanla bu dengesiz beslenme obezite,kanser ve kalp damar hastalıklarına da davetiye çıkarıyor. Genel olarak fast food yiyecekleri yüksek enerji verir.Bu enerjide yüksek yağ ve şekerden ileri gelmektedir. Enerjinin %40-55'i yağlardan gelmektedir.. Fast food yiyeceklerin içindeki yağlar hayvansal kaynaklı olup doymuş yağlardır.Doymuş yağlar kalp ve damar hastalıklarının en önemli düşmanlarından biridir. Fast food  yiyeceklerin bir başka riski ise lif ve posa bakımından eksik olmasıdır buda vücudumuz için rektum kanser ve kolon kanseri riskini arttırmaktadır. Fast food'un bir  diğer zararı ise sodyum içeriklerinin fazla olması nedeniyle kalp ve damar hastalıklarının oluşmasında oldukça etkilidir. Fast food'larda kullanılan MONOSODIUM GLUTAMATE yani ÇİN TOZU olarak bilinen madde fast food'ların içine karıştırılarak daha çok yeme isteği vermektedir.Bu madde yediğimiz birçok yiyecekte mevcut aslında cips,kraker,hazır çorbalar, et suyu tabletleri gibi.... Fast food beyin sağlığımızı da tehdit eder ileride depresyon,alzheimer,parkinson ve şizofreniye neden olur.Fazla tüketen çocuklarda astım ve hırıltılı solunum hastalıkları oluşur.Fast food tarzı yiyeyeceklerde A ve C vitaminleri açısındanda yeterli değildir. A ve C vitaminleri bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından önemli olduğu için aşırı tüketimde bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Fast food'ların anında içtiğimiz şeker oranı ve kafein oranı yüksek asitli içeceklerde en az fast food'lar kadar vücudumuza zarar verir.Aşırı kafein alımı sinirlilik,uykusuzluk,huzursuzluk,kan basıncında yükselmeye neden olur.

         Fast food tarzı yiyecek tüketmek istersek daha çok ızgara ve fırında pişirilmiş yiyeceklerden tüketmeli ;tavuklu, balıklı, sebzeli sandviçler.salatalar, yağ oranı düşük salata sosları  tercih edilmelidir.

          Hayatımızda fast food türü yiyecekleri aşırı tüketmeden sağlıklı besin değeri yüksek yaralı yiyeceklerle beslenme alışkanlığımızı düzeltmek sağlığımız açısından çok önemlidir. Çocuklarımızı fast food tarzı yiyeceklerden uzak tutmaya çalışalım. 



14 Mayıs 2015 Perşembe

NEZAMAN ADAM OLURUZ.....




   








       * Birbirimizi  sevip saydığımız zaman....

      * Yaşadığımız ülkede insanlarını düşünce ve fikirlerine göre ayırmadığımız zaman...

      * Ülkemizde farklı etnik kökene sahip olan insanların aynı çatı altında hep birlikte  yaşaya bileceklerini anladıkları zaman.....

      * Gerçek bir eğitim sistemine sahip olduğumuz zaman...

      * Yaşadığımız çevreye saygılı ve doğaya duyarlı olduğumuz zaman...
   
      * Hoşgörüyü,sevgi anlayışı ön plana aldığımız zaman....

      * Karşımızdakinde kusur aramayı bıraktığımız zaman......

      * Gerçek anlamda dürüst olduğumuz zaman......
 
      * Emeğin ve alın terinin önemini  kavradığımız zaman.....

      * Hilesiz ve helal kazanç peşinde koşmaya başladığımız zaman.....

      * Dürüst insanlara enayi gözüyle bakmadığımız zaman.....

      * Televizyonda dizileri seyredip uyuşmak yerine kitap okuyarak,sinema ve tiyatroya vakit ayırdığımız  zaman...

      * Her konu hakkında yarım yarım bilgiye sahip olup karşısındaki konuya hakimken ona bilmişlik yapmadığımız zaman.......

      * Engellileri topluma kazandırdığımız zaman....

      * Kadınlarımıza gerçek değerini verdiğimiz zaman....
   
       * Ağza hükmedenin AKIL olduğunu anladığımız zaman.....

       * Bana birşey olmaz mantığından kurtulduğumuz zaman......
   
      * Siyaset ve Ahlak'ı bir düşündüğümüz zaman......
   
      * Yanlışlarımızdan ders çıkarıp bir daha yapmamaya çalıştığımız zaman.....

      * İnsanların hatalarını yüzüne vurmayıp güzellikle anlatmaya çalıştığımız zaman....
 
      * Yaşlılarımıza hürmeti gösterdiğimiz zaman....
   
      * Bu hayatın geçici olduğunu dünyaya sahip olsan da bir şey götürmeyeceğini kavradığımız zaman...
 
      * Varlıklıyken ihtiyaç sahiplerine yardım etmeyi düşündüğümüz zaman.....
 
      * Yardımları verirken ihtiyaç sahiplerinin gururunu incitmeden verdiğimiz zaman....

      * Mütevaziliği olmayı becerdiğimiz zaman ......

   
   SİZİNDE EKLEMEK İSTEDİĞİNİZ ADAM OLURUZ NOTLARINI YORUMLARINIZDA BEKLİYORUM.....
   

13 Mayıs 2015 Çarşamba

TAYLAN AİLESİ-1




              Taylan ailesi İstanbul'un köklü ailelerinden biriydi.Çevrelerinde mütevazi , sevecen yardım etmeyi seven bir aile olarak tanınıyordu.Ayşegül,Nazan,Serap,Selim ve Yeliz adlarında beş çocuğu vardı.

AYŞEGÜL: Henüz yirmili yaşların başında evlenmiş. üç çocuk annesi bir kadındır.Ayşegül kardeşlerin en büyüğü tüm kardeşlerine ablalık yapmaya çalışan ,fedakar anaç bir yapısı vardı.Çevresindekilerce de kimseyi kırmamaya çalışan herkesin işine yardım eden bir kadın olarak bilinirdi. Hayattan tam olarak istediklerini alamamışsa da hayata hep pozitif bakmaya çalışan biriydi.

NAZAN: Nazan hayatı boyunca kendine evine adamış diğer kardeşlere göre daha sessiz ve içine kapanık bir kadındır.Evliliği tam olarak iyi gitmese de çocukların hatırına evliliğini sürdürmüş ancak bu hayat onun ruhunun derinliklerinde yaralara neden olmuştur.

SERAP: Orta yaşlarda evlenmiş çocuklarını ve ailesini hep önde tutan ailenin birleştirici toparlayıcı gücü olmuştur. Ailede kimin derdi olsa önce onu arar ona anlatır. Oda herkesi sabırla dinler çözüm yolları bulmaya çalışırdı.Çocukları onun için herşeydir. Tüm ailenin girişimci ruhudur.Onlarla yeri geldiğinde arkadaş yeri geldiğinde annedir.Tüm eforunu hem kendi ailesine hemde ailenin diğer fertlerine harcar harcadıkça da mutluluğu gözlerinde okunurdu.

SELİM: Ailenin başka şehire giden ilk mensubudur.Turizmle uğraşan Selim işi gereği Antalya'ya yerleşmiş.;orada hayatını sürdürmüştü.İş yoğunluğu nedeniyle ailenin en geç evlenen aile üyesidir.İşi dışında ailesine oldukça düşkündür.Taylan ailesininde Tek erkek olması nedeniyle bir bakıma ailenin reisi gibi görülüyordu.

YELİZ: Öğretmen olan Yeliz abisi Selim gibi şehir dışında yaşamaktadır.Okul hayatı ve iş hayatı içinde çeşitli şehirlerde görev yapmıştır.Kendisi gibi öğretmen bir eşe ve üç çocuğa sahiptir.Ailenin haşarı ve deli dolu çocuğu gibi görünse de aslında oldukça duygusal bir yapıya sahiptir.

 Beş kardeş büyükşehir keşmekeşinden sıkılmış birbirlerine büyük şehrin gürültüsünden keşmekeşinden bahsediyorlardı.Toplandıkları bir gün yine bu konu konuşulurken ailenin girişimci ruhu Serap bir köye yerleşmeyi orada hep birlikte yeni bir yaşama başlamalarını teklif etti.İlk duyduklarında tepki veren diğer kardeşleri Serap'ın orada yapacaklarını anlatmasıyla iyiden iyiye bu konuya sıcak bakmaya başlamışlardı.....................
Related Posts with Thumbnails