Earn free bitcoin
MERAKLI KURTCUK - SOSYALPROBLEMLER
yangın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yangın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2015 Perşembe

KARA LEKE ( SİVAS KATLİAMI )

         






         2 Temmuz 1993 tarihinde olan Sivas olayları ülke tarihimizin kara lekelerinden biridir. Olaya genel hatlarıyla bakarsak cehaletin, hoşgörü yoksunluğunun,halk olarak yönlendirmeye ne kadar musait olduğunun göstergesidir.

           Kişilere değinmek o suçluydu bu tahrik etmişti ; demek hiç bir şeyi geri getirmez. Bana göre o günkü toplumun sosyo-kültürel yapısıyla ilgili bir olay bu..

          Toplumumuz maalesef okumayı araştırmayı maalesef pek sevmez.Üşenir okumaya çünkü kahvede,kafede,veya misafirlikte her hangi bir konuyu yarım yamalak bilen birinden duymak daha çok işine gelir. Bir başkasına söylerken de kendinden kattığı fikirlerle beyan eder. Konu sonunda aksa kara olur ve bir kesim bunu kara bilir kaynağını araştırmaz.

        Din kisvesi altında Madımak otelini taşlayan ve sonradan yakanlar kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim demiyor mu ? Bir insanı öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibidir diye ... 

        Provokatörlerin oyununa gelen bir takım bu kara lekeyi ülkemize sürdüler. İnşallah bu tür olaylar ülkemizde yaşanmaz.Artık başkalarının oyununa gelmemeyi öğrenmiş oluruz.Başkalarının planlarına alet olmamak için okumayı araştırmayı başkalarının fikirlerine saygılı olmayı toplumca öğrenmeliyiz.

Unutmayın!

FİKRİ HÜR VİCDANI HÜR  bir millet olacaktık biz........

21 Mayıs 2015 Perşembe

ÇEVRE KİRLİLİĞİ









       

           Maalesef dünyamız gitgide kirleniyor. Toplum olarakta pek çevreye duyarlı bir millet olduğumuz söylenemez. Yaşam alanımız evler dışında cadde ve sokaklarda yere rahatça çöp atabiliyor ; yerlere tükürmekten de rahatsız olmuyoruz.Yeşil alanlarımız ülkemiz iş adamları tarafından rant alanları olarak görülüyor. Zaten az miktarda kalan yeşil alanlar ve orman alanları talan edilip yerine çok katlı apartman daireleri,villalar ve lüks siteler inşa ediliyor.Oysa bunları yaparken , ağaçları keserken doğayı katlettiğimizi oranın ekolojik dengesini, ormanlarda yaşayan canlı hayatını da bir nevi bitiyoruz. Dünya'da bulunan her canlı büyüğünden en küçüğüne kadar bu dünyada bir görev üstleniyor.Canlı dengesinde her hangi bir bozukluk büyük çevre felaketlerine yol açıyor.Bunlara birde çarpık kentleşme,sağlıksız alt yapı,kontrolsüz sanayileşme'de eklenince dünyanın doğal dengesinde bozulmalara neden oluyor.Bu dengesizlik küresel ısınmaya ve büyük doğa olaylarına neden oluyor.

ORMANLAR: Ülkemizde her yıl orman yangınlarında hektarlarca alan yok oluyor.Orman yangınlarında sadece ağaçlar telef olmuyor.Ormanda yaşayan canlı hayatıda yok oluyor.Bir ormanın kendine tekrar gelmesi için 100 yıl gerekiyor. Yeşillik alanların ve ormanların sıkı kontrol altına alınması ve rant kapısı olmaktan çıkarılması gerekir.





DENİZLER: Denizlerimizde çevre kirliliğinden nasibini alıyor. Şehirlerin arıtılmadan denize bırakılan kanalizasyon suları , denizlerde petrol tankerlerinin atıkları,sanayi atıkların denizlere atılması nedeniyle denizler kirleniyor. Önlem alarak sanayi bölgelerinde arıtma tesisleri, şehir kanalizasyon siteminin arıtılması , denize çıkan büyük tankerlerin sıkı kontrol altına alınmasıyla deniz kirliliğinin önüne geçilebilinir.


HAVA: Hava kirliliğide şehirlerin büyük problemleri arasında yer alıyor. Sanayi bölgelerinde fabrikaların filtresiz bacalarından çıkan gazlar soluduğumuz havayı ciddi şekilde kirletiyor. Özellikle şehirlerde hava kirliliği yaşayan sakinlerin sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Hava kirliliğinin önüne geçmek için yerel yönetim standart dışı katı yakıt yakımını şehre sokulmasını engellemelidir.Sanayi bölgelerindeki fabrikalar sıkı sıkıya denetlenmeli standartlara uymayan fabrikalara ciddi cezalar uygulanmalıdır.

              Çevremizi korumaya önce sokaklarımızda,şehirlerimizden başlamalı.Biz bireyler doğa'ya karşı bilinçlenirsek zamanla tüm topluma yayılmasını sağlayabiliriz .Bu bilinç okul öncesinde ailede başlamadı okullarımızda devam etmelidir. Bu bilinçle yetişen bireyler çevreye daha duyarlı olacaktır.Tabi bunun bir ülke politikası haline gelmesi de oldukça önem arz etmektedir. Çevreye duyarlı politikalar üreten bir devlet anlayışı ülkelerin doğal yaşamının güçlenmesine katkıda bulunur. Doğal yaşamı destekleyen ihlali durumunda sert müeyyideler uygulanmalı bu ihlali yapanların kim olduklarına bakılmaksızın gereken ceza katı şekilde uygulanmalıdır.





Related Posts with Thumbnails