Earn free bitcoin
MERAKLI KURTCUK - SOSYALPROBLEMLER

24 Ağustos 2015 Pazartesi

OYSAKİ DEVİR......





Ülkemizin son günlerde içinde bulunduğu durum benim tadımı kaçırdığı gibi  bir çok kimseninde tadını kaçırmıştır.

Sürekli şehit haberleri çatışma haberleri toplum psikolojisini de adeta  alt üst etti.İnsanlar bakalım bugün kaç şehit haberi alacağız diye interneti ve gazeteleri açar hale geldiler.

İnsanların tahammül gücü gitgide azalıyor...Her şehit cenazesinde tepkiler dahada çoğalarak devam ediyor....

Oysa ki devir devleti yönetenlerin bunları iyi görüp daha birleştirici daha kucaklayıcı olma devridir.....

Oysa ki devir siyasi egoları bir kenara bırakıp birleşerek ortak tavır sergileme devridir...

Oysa ki devir sen sağcısın sen solcusun sen demokratsın sen değilsin devri değil gelin hap birlikte tüm halk olarak tekrar ayağa kalkıp tek yürek olma devridir.....

Oysa ki devir milletin verdiği vergiyle kırmızı plakalarla, milletvekili maaşıyla ortalıkta gezme mecliste uyuma zamanı değil milletin vekili olduğunu hatırlayıp milletim bekası için iş yapma devridir..

Oysa ki devir siyasilerin kendilerine malzeme yapmadan birleşerek sorunları bitireceği devirdir...

Oysa ki devir popilist yaklaşımlardan kaçınma devridir....


Bu yazımı kim okur ne kadar okunur kime ulaşır bilmiyorum ancak ben bu ülkenin hala o eski birliğe beraberliğe döneceği inancındayım...








12 Ağustos 2015 Çarşamba

YENİ DOSTUM HAŞİMATO







Uzun bir aradan sonra herkese tekrar merhabalar .

Sizlerden bir süredir uzak kalmamın sebebi hayatıma yeni giren hastalığım HAŞİMATO...

JAPON elektronik markası gibi duran  bu hastalığın bulunması oldukça ilginç oldu. Yüksek nabız şikayetiyle gittiğim acil servis'den kardiyoloğa gitmem söylendi. Kardiyoloğun yaptırdığı kan tahlillerinde görüldü ki tiroid değerlerim oldukça yüksek....

Problem bu sefer çalışmadığım yerden gelmişti.......

Bir kaç gün sürekli hastahaneye ultrason , kan , sindigrafi  için gittim geldim. Sonuç Haşimato dediğinde içimde espriler patladı. Japon malı hastalık gibi duruyor :)) Gerçekte de haşimato adında bir doktor tarafından bulunmuş..

Gelelim haşimato'nun ne olduğuna...

Haşimato tiroid bezlerinin iltihabı olarak tanımlansada aslında vücudun bağışıklık sisteminin troid bezlerini tanımaması ve onları tehdit algılayıp antikor üretmesinden oluşan tiroidle savaşmasıyla oluşuyormuş. Antikorların savaş esnasında tiroidin duvarlarına zarar veriyor ve depolanan hormonların vücuda gereğinden fazla yayılmasına neden oluyormuş. Buda insanda halsizlik,çarpıntı aşırı terleme,eklemlerde ağrıya neden oluyormuş.. Erkeklerde 30-50 yaş arasında daha sık görülüyormuş. eğer bu tür şikayetleriniz varsa en yakın zamanda endokrin veya dahiliye doktorlarına gidin... İlerlemesi durumunda vücuda ciddi zararları bulunuyor...


23 Temmuz 2015 Perşembe

GÜÇ SİZDE.....







Ülkemizde son günlerde yaşanan bombalama ve gelen şehit haberleriyle terör illetinin bir kez daha  kara bulut gibi üstümüze çöktüğünü görüyoruz.

Bilmem farkındamısınız hem devlet çevreleri hem siyasiler  hemde halk olarak sanırım  bu tür olayları kanıtsamış durumdayız ...Bunu yazdığım için bana kızabilirsiniz. 

Bu tür olaylardan sonra hükümet kanadından siyasetçilerden klasik sözler duyarız. 
- Terörü lanetliyoruz..
- Yapılanlara karşı misliyle karşılık verilecektir.

Daha sonra akşam haberlerinde 3 dakikalık haber ve sonra..Halk olarak bir iki gün konuşup unutuyoruz.Ateş adeta düştüğü yeri yakıyor.Şehit şehit olduğuyla ,aileleri acılarıyla kalıyor.

Peki ya daha sonra...

Toplum olarak biz unutmaya meyilliyiz.Öyle zaman oluyor ki Fatmagül'ün suçunu 1 hafta konuşurken ülkemizde yaşanan bu tür olayları bu kadar konuşmuyoruz. Sosyal medyada asıp keserek güya baş kaldırıyorlar. Dizilerle,internetle ve magazinle uyuşturulan bir toplum meydana geliyor.

Millet olarak aslında birçok şey elimizde bilinçlenelim.Olaylara duyarlı olalım.Tepkimizi aşırıya kaçmadan anayasal haklar üzerinden gösterelim. Yaşadığımız olayları unutmayalım unutturmayalım....






16 Temmuz 2015 Perşembe

BAYRAM NEDİR...











Bayram Yüce Yaradanın bizlere veriği hediyedir.....

Bayram birlikteliktir, vefadır ,saygıdır.....

Bayram ailece bayram kahvaltısında buluşmaktadır...

Bayram şeker, çikolata ve ev baklavasıdır....

Bayram yeni elbise ve ayakkabıdır...

Bayram küçük çocukların kafasına kolonya dökmeye çalışmaktır..

Bayram misafir çocuklarının peşinden koşmaktır...

Bayram akrabalara ve anne ve babanın arkadaşlarına zorla götürülmektir..

Bayram eğer küçüksen bol bol el öpmektir...
.
Bayram eğer çocuksan bol bol şımarmaktır..

Bayram bayram harçlığıdır...

BAYRAM TATİL DEĞİLDİR ..........


BAYRAM TOPLU SMS'LE KUTLANMAZ...






14 Temmuz 2015 Salı

ÇALIŞAN İŞVERENİN KÖLESİ MİDİR ?






Ülkemizde çalışma olanakları diğer gelişmiş olan ülkelere oranla oldukça zor.İşsizlik oranlarının giderek yükseldiği ülkemizde işverenlerin lehine durumlar yaşanıyor. Kurumsal olmayan iş yerlerinde işçiler ağır şartlar altında çalışıyorlar.




İşverenler yanlarında çalışan işçileri yasal çalışma saatleri olan 48 saatten daha fazla  çalıştırılıyor.Çalışanlar bu duruma işten çıkarılma korkusuyla göz yummak zorunda kalıyorlar.Aslında bu durum bizdeki iş ahlakının tam oturmadığının da göstergesidir. Aslında tek başına iş ahlakı da değil eksik yönlerimiz devletin yetersiz denetimi bazı şeylere göz yumması da işverenleri bu ağır şartlarda çalıştırmalarına neden oluyor. Ülkemizde işverenler çalıştırdıkları kişilerin sigortasını aldığı tam rakamdan değil asgari ücretten gösteriyor. Yani işverenler çalışanlarının tam maaşı üzerinden sigorta yapmayarak hem devletten vergi kaçırıyor hemde çalışanlarının GELECEKLERİNDEN ÇALIYOR. Çalışanları emekli olduğunda emekli maaşlarını en düşük seviyeden alacakları işverenlerin pekte umrunda değil. Bundan birkaç sene önce bir gazetede okumuştum Maliye Bakanı Mehmet Şimşek asgari ücretten sigortalı olan kişilerin %45'i aslında daha yüksek maaş alıyor diye açıklamıştı. Peki devlet bunu bildiği halde niye müdahale etmiyor ? Bana göre birinci nedeni devletin iş yerlerine sıkı baskısı sonucu işverenlerin üzerine gelen vergi yükü yüzünden birçok kişi işsiz kalacak ve dolayısıyla işsizlik oranları artacak.Hal böyle olunca piyasa durma -sına neden olacak.Devlet bunun yerine acil bir düzenleme getirerek iş yeri büyüklüğüne göre ve çalışan sayısı çokluğuna göre vergi sistemi düzenlemelidir.

İş yerinde çalışanların bir diğer sıkıntısı ise mobbing patronlar tarafından yapılan baskı ve işten çıkarma ile ilgili tehditler çalışanlarında canından bezdirmeye yetiyor.Çünkü işverenlerde mantık genellikle bana adam mı yok mantığı dışarıda bir çok işsiz gezen insan var biri gider bini gelir düşüncesi ağır basmaktadır. İşverende olsa karşısındaki, çalışanının önce insan olduğunu bilmeli köle olarak görmemeli olduğunu düşünüyorum.

Ülkemizde çalışma şartların iyileştirilmesi gerekli düzenlemelerin yapılmasıyla ne işveren nede çalışanların mağdur edilmeden orta yolun bulunması dileği ile.........

Related Posts with Thumbnails